Rota virüs, özellikle bebek ve küçük çocuklarda görülen, şiddetli ishale neden olan bulaşıcı bir enfeksiyon olarak tanımlanıyor. Kış ve ilkbahar aylarında (kuzey yarımkürede genellikle Ocak-Haziran arası) en yüksek seviyede görülüyor. Genellikle kusma, ateş ve sıvı kaybıyla seyreden bu hastalık, hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda kolayca yayılabiliyor. Erken dönemde fark edilip uygun tedavi uygulanmadığında hayatı tehdit edebilecek düzeyde sıvı kaybına yol açabilen rota virüse karşı en etkili korunma yöntemi ise aşılama olarak bildiriliyor.
Aşı takviminde yer almayan ve ebeveynler tarafından kimi zaman bilgisizlik ve maliyeti nedeniyle tercih edilmeyebilen rota virüsü, özellikle 5 yaş altı çocukları etkiliyor. Bebeklerde enfeksiyon sonucu sıvı kaybına bağlı ölümlere bile neden olabilen rota virüsü, tüm dünyada küçük çocuklarda en sık görülen ishal nedeni olarak gösteriliyor. Hastalığın ishal dışındaki diğer belirtileri ise ateş, kusma ve karın ağrısı olarak sıralanıyor. Medline Adana Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmet Öncü, “Yapılan araştırmalara göre ülkemizde 5 yaş altı çocuklardaki ishallerin yüzde 30 ila 50'sinin nedeni rota virüstür” diyerek hastalık hakkında önemli bilgiler veriyor.
Salgına yol açıyor
Kuluçka süresi 2 gün, iyileşme süresi ise yaklaşık 1 hafta olan rota virüsünü enfeksiyonu özellikle 5 yaş ve altındaki çocuklarda akut başlangıçlı ağır ishalin en sık görülen nedenlerindendir. Belirtileri genellikle 48 saatten az süren kuluçka dönemini izleyen ateş ve kusma ile başlar. Sık tekrarlayan, sulu ve özellikle kötü kokulu kansız ishal ile karın ağrısı bu belirtilere eklenir. Şikayetler 3 ila 8 gün arasında sürebilir. Tüm dünyada söz konusu yaş grubundaki çocuklar en az bir kez rota virüsü enfeksiyonu geçirirler. Bu enfeksiyonunun en sık görülen bulaşma şekli hasta kişiyle doğrudan ya da dolaylı (ağız-dışkı yolu) temastır. Hastane, okul, kreş gibi toplu yaşanan alanlarda salgınlara neden olabilmektedir. Virüs, oyuncaklarda ve eşyaların yüzeylerinde bulunabilir. Aynı zamanda solunum yolu ile de bulaşabilir. Bu nedenle rota virüsü özellikle kreşe giden çocuklarda önemli bir enfeksiyon nedenidir.
Sıvı kaybına dikkat!
Çocuklarda özellikle 4 ve 24. aylar arasında görülen rota virüsü enfeksiyonu oldukça ağır tablolar oluşturabilmektedir. Hastalığın tedavisinde ishali durdurucu özel bir tedavi yapılmaz; amaç kaybedilen sıvı ve vücut tuzlarını yerine koymaktır. Ağızdan alabilen çocuklarda bol su içirilmesinin yanı sıra patates, pirinç, yoğurt, muz ve anne sütü uygun ishal diyeti olarak önerilir. Su ve tuz kaybını yerine koyan, ağızdan alınan uygun ishal solüsyonları uzman doktor tarafından önerilebilir. Su kaybı bulguları şiddetli olan çocuklarda ise serum tedavisine başvurulur.
Korunmanın tek yolu aşı
Yapılan araştırmalar, anne sütüyle beslenen çocukların hastalığı daha hafif geçirdiğini ortaya çıkarmıştır. Dolayısı ile emzirme dönemindeki bebeklerin anne sütüyle beslenmelerine devam edilmesi çok önemlidir. Rota virüsünden korunmanın tek yolu ise aşılama yöntemidir. Gerekiralıktan korunmak için 2 ayın üzerindeki bebeklere ilk dozu 2. ayda başlanmak koşulu ile ağız yoluyla 2 ya da 3 doz aşı uygulanır ve aşılamanın 32. haftadan önce tamamlanması gerekir.
Aşının etkisi uzun süre devam ediyor
Rota virüsü aşısı, bebeklik döneminde uygulandıktan sonra özellikle ilk yıllarda güçlü bir koruma sağlayarak ağır seyreden rota virüs ishallerine karşı etkin bir kalkan oluşturur. Genellikle ağızdan verilen bu aşı, tamamlanan dozların ardından en yüksek koruyuculuğunu yaşamın ilk 2-3 yılı boyunca gösterir. Bu dönem, çocukların rota virüse bağlı şiddetli ishal ve sıvı kaybı açısından en riskli olduğu zaman dilimidir. İlerleyen yaşlarda koruyuculuk zamanla azalsa da aşılı çocuklarda hastalık geçirilse bile çoğunlukla daha hafif atlatılır. Rota virüsü aşısının sağladığı bağışıklık süresi; çocuğun genel sağlık durumu, bağışıklık sistemi ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişebilse de temel amacı hastalığı tamamen engellemekten çok ağır komplikasyonları önlemektir.
Web sitemizdeki içeriklerimiz kayıt tarihindeki bilimsel verilerle göre hazırlanmış olup bireyleri herhangi bir tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımamaktadır. Lütfen, tanı ve tedaviye yönelik tüm işlemleriniz için mutlaka doktorunuza veya bir sağlık kuruluşuna başvurunuz.